Otoparklarda Yalıtım

Otoparklarda Yalıtım

ZUHAL NAKAY, Y. MIMAR
Otopark Uzmanı

Günümüzde her şeyden önce kullanıcı dostu olan ve işletim kolaylığı gösteren sürdürülebilir otopark projeleri istenmektedir. İster tekil yerüstü otoparkı ister çatı otoparkı, zemin katı otoparkı, bütünleşik otopark veya tekil yeraltı otoparkı olsun, araçların park edilmesine hizmet eden bu yapıların en temel ve de yoğun kullanım alanlarını araç yolları oluşturmaktadır.

Otopark yapıları her ne kadar “sadece” bir yan işlev yerine getiriyor olsalar da, teknolojik düzeyde eksiksiz inşa edilmelidirler. Günümüzde ise her şeyden önce kullanıcı dostu olan ve işletim kolaylığı gösteren sürdürülebilir otopark projeleri istenmektedir. İster tekil yerüstü otoparkı ister çatı otoparkı, zemin katı otoparkı, bütünleşik otopark veya tekil yeraltı otoparkı olsun, araçların park edilmesine hizmet eden bu yapıların en temel ve de yoğun kullanım alanlarını araç yolları oluşturmaktadır. Bu nedenle de yapının bütün olarak korunmasında da en büyük pay bu araç yollarının yalıtımına düşmektedir.

Genel olarak araç yolları yapıyı su ve klorür gibi dış etkilere ya da hava ve nemle taşınan aşındırıcı maddelere karşı korumalıdırlar. Ayrıca yapının konumuna bağlı olarak don, sağanak, sel, tropik sıcaklıklar ve çöl rüzgârları gibi iklim koşullarına da dayanıklı olmalıdırlar. Bu nedenle araç yollarındaki etkin drenaj ve temizleme düzeni ile oluşturulan su yalıtımı, otoparklara işletim kolaylığının yanı sıra fiziksel ve görsel sürdürülebilirlik de sağlar. Araç ile yaya yollarının kayganlığını önleyen mimari yüzey tasarımı da ayrıca önem taşır.

Bütün yapı türlerinde çeşitli şekillerde ortaya çıkan su etkeninin hem yapıya zarar vermesinin hem de su birikintilerine neden olmasının ve böylece kayganlık ve kirlenme sonucu kullanım kolaylığına zarar vermesinin önüne geçilmelidir. Otoparklarda ise drenaj veya su tahliye sorunu uzmanlar arasında çok tartışmalı bir konudur. Zemin suyu, genel su sızıntıları ve yapısal sorunlar dışında, otoparklara su girişi temel olarak aşağıdaki şekillerde gerçekleşir:

1-Doğrudan hava koşullarına açık durumlarda yağmur, kar ve muson sonucu oluşan su girişi.

Özellikle de yerüstü otoparklarının açık park katlarında ve açık cephelerinde, yağmur ve kar yağışı sonucu yukarıdan ve yandan su girer. Planlama açısından söz konusu bölgede olabilecek en yüksek yağış miktarları dikkate alınmalıdır. Açık park katlarının drenaj boyutlandırılmaları içinse en yüksek yerel yağış miktarı göz önünde bulundurulmalıdır. Cepheleri büyük oranda açık olan otoparklarda, ara park katlarında da yüksek su giriş miktarları hesaplanmalıdır. Ancak doğru lamel uygulaması veya daha kapalı bir cephe strüktürüyle bu su girişi büyük oranda azaltılabilmektedir.

(Resim 1-2)



Resim 1, 2: Ahşap dikmeli, “bahçe çiti” cepheli yerüstü açık otopark. Coesfeld Lette, Almanya.

2- Yağmur, sel ve kar erimesi durumunda girişler, rampalar veya yaya girişleri üzerinden gerçekleşen su girişi.

Birçok otoparkta, özellikle de yeraltı otoparklarında yağmur ve sel durumlarında giriş rampaları su girişi açısından büyük tehlike oluşturur. Bu tehlikeyi azaltmak için rampaların dış bağlantılarında gerekli eğimler oluşturularak akan suyun otoparkın içine değil de dışına doğru yönlendirilmesi gerekir. Kanalize olma etkisine bağlı olarak rampanın dış bağlantısından gelen yağmur suyu, rampanın içerdeki açık kısımlarında tahliye edilen miktardan birkaç kat daha büyük olabilir. Bu yüzden de eğimli bir yolun doğrudan yer altı otoparkına bağlanması yanlıştır, ancak rampa-otoparklarında açık çatı katlarını alt katlara başka türlü bağlamak mümkün olmadığından, drenajın çok dikkatli uygulanması gerekir.

(Resim 3-4)



3, 4: Açık yerüstü Burda rampalı-otoparkının çatı katı bağlantısı. Offenburg, Almanya.

3- Karlı araçlardan oluşan su girişi.

Yoğun kar yağışı olan bölgelerde sürekli olarak karlı ve buzlu araçların park etmesinden ötürü, önemli bir su giriş potansiyeli oluşur. Bu su önce donmuş (kar/buz) haldedir ve çoğunlukla buz çözücü malzemeler ile genel yol kiri içerir. Açık otoparklarda araçlardaki karın erimesi çoğunlukla dışarıdaki ısıya bağlıyken ve motor ile egzoz sıcaklığından ikinci derecede etkilenirken, kapalı otoparklardaki erime işlemi daha hızlı gerçekleşir. Yapılan araştırmalarda 5 metre sınıfındaki arazi aracından 35 litreye kadar erimiş kar suyu oluşabildiği belirlenmiştir. Bu su da homojen olmayan bir şekilde park yerine dağılır ve ortalama olarak park yeri ile bitişik araç yolunda 2.50 milimetrelik bir yağış miktarına denk gelir. Böylece bu su girişi miktarından çok homojen olmayan dağılımıyla önem kazanır. Su birikintilerinin oluşumunu önleme açısından zeminin eğiminden ziyade düzgün uygulanış şekli daha önemlidir. Söz konusu küçük su miktarları ve ince su tabakalarındaki yapışma gücü eğimli bir zeminde bile suyun akışını önlediğinden, düzgün oluşturularak büyük oranda buharlaşma sağlayan bir yüzey işlevsel açıdan daha etkili olur.

4- Sel ve taşkınların neden olduğu su girişi.

Sel, taşkın veya Muson yağmurları, basit drenaj önlemlerinin yeterli gelmediği devasa büyüklükteki su girişlerine neden olabilir. Bunun tipik örnekleri sel tehlikesi içeren nehirler veya fırtınalarda deniz taşkınlarına yakın olan yerler ya da Hindistan’daki Mumbai gibi Muson yağışı alan bölgelerdir. Böyle durumlar için ihtiyaç halinde kapatılabilen sel kapıları inşa edilmelidir.

5- Kullanıcılar açısından su birikintileri.

Kullanıcıların genel isteği, otoparklarda su birikintilerinin oluşmamasıdır. Ancak pratikte de görüldüğü üzere su birikintilerinin oluşmasını özellikle de kar veya yoğun yağışlı dönemlerde önlemek pek mümkün değildir. Bu suyun da beraberinde getirdiği ve kısmen de otoparktaki toz ve birikintilerden oluşan kirle birlikte tekrar yapıdan tahliye edilmesi gerekir.

Prensip olarak yapı elemanları su ve de klorürden olabildiğince az etkilenmelidir. Engellenmesi mümkün olmayan su miktarları da olabildiğince hızlı tahliye edilmelidir. Bunun en kolay yolu da yeterince dik eğimler oluşturmaktır. Otoparklarda su tahliyesinin hangi yöne gerçekleşmesi gerektiği konusunda temel bir kural yoktur. Yarım ve tam kat yapı tiplerinde, park yerlerinin dik veya eğimli diziminde, zemin eğimi mümkün olduğunca araç yolundan otopark yolunun kenarlarına doğru, yani park yerlerinin alın kısımlarına doğru yönlendirilmelidir.



Resim 5: Yeraltı otoparkında oluşan büyük alanlı su birikintisi

Rampa-otoparklarında ise rampaların kendileri büyük bir eğim oluşturur. Bu durumda drenaj sistemi ya duvarın dibinde ya da cephe konstrüksiyonunun içerisinde yer alabilir, ancak su tahliyesi mutlaka park yeri alanlarının dışında düzenlenmelidir. Bunun için de üst düzey bina tekniği planlaması gerekir. Hemzemin müstakil veya yan yana sıralanmış olan garajlarda, su garaj kapısına doğru tahliye edilmelidir. Üzerlerine binen yüklere bağlı olarak otopark yollarının bel vermesiyle, eğimlerinin tahliyenin işlevselliğini etkileyecek şekilde değişebileceği ve bu yüzden de çok katlı veya zemin katı yükseltilmiş otoparklarda bu konunun özellikle dikkate alınması gerektiği unutulmamalıdır.

Su sadece akıtılarak tahliye edilmez, bir kısmı da buharlaşarak yok olur ve doğru bir havalandırma ve iklimlendirmeyle bu işlem hızlandırılır. Bunun için de orta ve büyük ölçekli otoparklarda uzman planlamanın devreye girmesi gerekir. Buharlaşma işleminde su yüzeyinin büyüklüğü önemli bir rol oynar. Eğimsiz olarak inşa edilmeleri durumunda bütün araç yolları ve park yeri yüzeyleri buharlaşma alanı olarak işlev görür.

Otoparkların planlanmasında su girişi ve tahliyesi bütüncül olarak ele alınmalıdır; bununla ilgili somut bir konsept oluşturulmalı ve uygunluğu da kontrol edilmelidir. Sürdürülebilir bir drenaj ve su yalıtım sistemi ancak tüm önlemlerin birlikte alınmasıyla gerçekleştirilebilir. Sadece bazı önlemlere yoğunlaşmanın ve drenaj ile su yalıtım kalitesini belirli bir eğim üzerinden değerlendirmenin bir anlamı yoktur. Sonuçta önemli olan, konuma ve iklim kuşağına bağlı olarak otoparka doğru su tahliye ve yalıtım önlemleriyle sürdürülebilir bir işlevsellik ve kullanım kolaylığı kazandırmaktır.

Her ne kadar bu makalede ağırlıklı olarak otoparklardaki su yalıtımı prensipleri ele alınmış olsa da, ısı yalıtımıyla ilgili olarak da birkaç nokta eklemekte yarar var. Otoparklar genelde toprak altında inşa edildiklerinden veya bahçe ya da park olarak tasarlanan alanların altında yer aldıklarından, neme dayanıklı ısı yalıtım levhalarının kullanımını gerektirirler. Arsa sınırındaki düşey toprak dolgusuyla temas eden ısı yalıtım levhalarında ise yan basınca karşı üretim kalınlığının korunabilmesi için duvar benzeri önlemler oluşturulmalıdır. Bunlara ek olarak bahçe kullanımı öngörülen yerlerde ısı yalıtımında bitki köklerinin üremesini önleyen levhaların kullanımı, levha bütünlüğünün sağlanması açısından önemlidir.

19.7.2018