Yeni Bir Fenomen Zoom Yorgunluğu

Yeni Bir Fenomen Zoom Yorgunluğu

COVID-19 pandemisi hayatımızın altını üstüne getirirken kelime dağarcığımıza da yeni ifadeler ekleniyor. Sosyal mesafe, yeni normal, kontrollü sosyal hayat, hayat eve sığar, bunlardan bazıları... Ama öyle bir fenomen var ki özellikle 2020 yılının ikinci yarısından itibaren çok tartışılıyor.

İş gününüzün sonunda kendinizi eskisine oranla daha yorgun hissediyorsanız yalnız değilsiniz. Siz de ‘Zoom Yorgunluğu’na maruz kalmış olabilirsiniz.

Zoom Yorgunluğu Nedir?

Küresel pandemi başladığında ülkeler hızlı bir şekilde önce okulları, sonra da ticari işletmeleri kapatma kararı aldılar. Ofis işlerinin aksamaması adına yüz yüze iletişime alternatif olarak görüntülü video görüşmeleri değerlendirilmeye başlandı. Başlarda çok büyük rahatlık sağladığını düşündüğümüz bu iletişim şekli, zaman içinde kendi sorunlarını doğurdu ve insanlar özellikle ofis çalışanları sürekli görüntülü video görüşmesi yapmaları nedeniyle giderek artan bir şekilde tükenmişlik ve bitkinlik yaşar hale geldiler.

Çevrimiçi İletişim Neden Bu kadar Yorucu?

Yüz yüze iletişim esnasında konuşmanın yanı sıra sözlü olmayan ipuçlarını takip etme imkânımız vardır. Göz teması ve vücut dili iletişimin niteliğinde etkileyici rol oynar. Oysa ki çevrimiçi görüşmelerde bu ipuçlarını yakalama şansımız pek yoktur. Ekranda konuşan biriyle göz teması kurmak neredeyse imkânsızdır. Bu teması kurmak için kameramıza bakmamız, konuşanı dinleyebilmek için ise onun gözlerine bakmamız gerekir ve bir süre sonra kendimizi kamera ve konuşan kişinin gözleri arasında gelip giderken bulabiliriz. Bu durum görüşmede bulunan herkes için geçerlidir ve oldukça yorucu bir eylemdir.

Birçok görüntülü arama platformu, konuştukları kişilerin yanı sıra kişinin kendi yüzünü de ekranda göstermektedir. İnsanlar nasıl göründüklerini kontrol etme ihtiyacı duyarlar ve bu kişiler üzerinde huzursuzluk yaratarak, zihinsel yorgunluğa neden olabilir.

Görüntülü görüşmelerde kullanılan mikrofon ve hoparlörler genellikle profesyonel değildir, konuşma sesleri doğal yansıtılmadığı gibi ortam sesleri de sistem aracılığıyla yakalanarak güçlendirilir ve tüm kullanıcılara hışırtı benzeri sesler olarak ulaşır. Gürültü olarak ifade edilebilecek bu sesler zihinsel yorgunluğu tetikler.

Ağ bağlantısından kaynaklanan sorunlar konuşma netliğini etkileyebilir. Ses beslemesindeki veri kaybı, doğal olmayan seslere ve eksik seslere neden olabilir. Bu durumda beynimiz boşlukları doldurmak için fazladan çalışmak zorunda kalacaktır.

Zoom Yorgunluğunu Yönetmek İçin İpuçları

1. Daha az görüntülü görüşme organize etmek yaşayacağınız zoom yorgunluğunu azaltmanın en iyi yolu. Bu noktada hem kendinize hem de iletişimde olduğunuz kişilere karşı bazı sınırlar koymanız gerekebilir. Zorunlu olmadığını düşündüğünüz görüntülü görüşmelere ‘hayır’ demeyi öğrenmelisiniz. Bu muhtemelen en zor seçeneklerden biridir ancak en etkili çözüm olduğu söylenebilir. Bunu sağlamak için, toplantısız bir gün belirleyebilir ya da tüm toplantıları haftada bir güne organize edebilirsiniz.

2. Kısa süreceğini düşündüğünüz veya resmi olmayan görüşmeler için eski usul telefon görüşmesini önerebilirsiniz. Telefonda konuşurken sadece sese odaklanmanız gerekir ve etrafta yürümek düşünmenizi kolaylaştırır.

3. Zoom yorgunluğu ile mücadelede etkili olabilecek önlemlerden bir diğeri, toplantı öncesi ve sonrası saatleri bloke ederek, kendinize; nefes alıp, biraz hareket edebileceğiniz zamanlar ayırmak olacaktır.

4. Ev ortamında yapılan konuşmalar, arka plan seslerinin yanı sıra oda akustiğinden kaynaklanan yankılanmaları da getirir. Ev video ortamınızı daha rahat hale getirmek için, kapının kapalı tutulması, evde bulunan diğer kişilerden kaynaklanacak seslerin engellenmesini sağlar.

5. İş dışında yakınlarınız ile görüntülü sosyal buluşmalarınızı, eğer ekrandan uzaklaşma ihtiyacınız varsa bunu samimiyetle ifade ederek, yorgun olduğunuzu söyleyerek ve sınır koyucu cümleler ile ifade edebilirsiniz.

6. Dijital detoks yapmak; televizyon, tablet, bilgisayar, telefon vb. teknolojik aletlerden bir süre uzak kalmak, kendinize doğada zaman ayırarak beyninizin dijital olmayan uyaranlarla dinlendirilmesi, yeni çevrimiçi görüşmeli haftaya hazırlanmayı kolaylaştırabilir.

24.3.2021