Doçem İçe Dönük (Otistik) Çocuklar Okulu Çocukları Kucaklıyor

Doçem İçe Dönük (Otistik) Çocuklar Okulu Çocukları Kucaklıyor

“Bu okul sayesinde Denizli’de içe dönük çocuklarını toplum i çine çıkartmayıp, saklayan ve zor durumda olan aileler çocuklarının mutlu olup hayata hazı rlanacakları bir okula kavuşmuş oldular ve en azından 150 tane içedönük çocuk bu okuldan yararlanma imkânı na sahip oldu. Bu okul onları kucakladı.”

Denizli’deki Abalıoğlu Holding‘in bir kuruluşu olan Dentaş Kâğıt Sanayi birçok Anadolu kentinin de sorunu olan içedönük (otistik) çocuklar için sosyal sorumluluk projesi kapsamında DOÇEM İçe dönük (Otistik) Çocuklar okulunu hayata geçirdi.

İçe dönük çocuklar, özellikle birçok Anadolu kentinde nitelikli eğitime ulaşamamaktadır. Özel eğitime ihtiyaç duyan bu çocuklar çoğunlukla kötü koşullarda eğitim veren niteliksiz okullarda eğitim almak zorunda kalmaktadır. Denizli’de de benzer bir sorun yaşanmaktaydı, içedönük çocuklar bir başka okuldan ayrılmış küçük bir bölümde, büyük özveriyle çalışan öğretmenleri ile birlikte onlara uygun olmayan bir okulda eğitim alıyorlardı.

Dentaş Kâğıt Sanayi’nin sosyal sorumluluk projesi olarak hayata geçirmeyi planladığı yeni okul projesi için Abalıoğlu Holding bünyesinde çalışmakta olan İnşaat Mühendisi Murat Erdem, projeyi gereğince tasarlayıp uygulayabilecek bir mimar arayışına girdi. İnternet ortamında yaptığı araştırmalar sonucunda Cengiz Bektaş’a ulaştı. Cengiz Bektaş’ın da Denizlili olması bir tesadüf olarak karşılarına çıktı ancak projenin ona sunulması bu tesadüfün ötesinde, kendisinin daha önce içedönük çocuklar üzerine yapmış olduğu çalışmalar ve deneyimleri oldu.

Daha önceleri konunun uzmanlarından Dr.Nevin Enacar ile birlikte içe dönük çocuklar köyü üzerinde çalışmalar yapmış olan Cengiz Bektaş, yine Nevin Acar ile birlikte İstanbul’da bir içe dönük çocuklar okulu üzerinde çalışmıştır.

Mimarın her iki çalışmadan da edindiği en önemli izlenimi; içe dönük çocukların, anne ve babalarını kaybettikten sonra da toplum içinde varlıklarını sürdürebilmeleri, kendi ayakları üzerinde var olabilmeleri gerekliliği ve bunun sabır ve sevgiyle sağlanabildiği yönünde olmuştur.

İçe dönük çocukları iyi tanıyan ve ihtiyaçlarını bilen Cengiz Bektaş’ın projeyi kabul etmesinin ardından Abalıoğlu Holding yetkilisi Murat Erdem ile birlikte yurdun batı kesiminde daha önceden yapılmış okulları gezip görerek izlenim edinmişler ve ne yazık ki neredeyse hepsinde eksiklikler olduğunu tespit etmişlerdir.

Bu süreci Cengiz Bektaş: “Projeye evet dedim çünkü engelli çocukları iyi tanıyordum, onların çok belirgin özellikleri vardır. Örneğin; en çok suyla oynamayı, evcil hayvanlarla (köpek, at, eşek gibi) ilgilenmeyi, ağaçlar arasında vakit geçirmeyi severler. Kendilerini aynada ya da camda boydan görünce rahatsız olurlar, koridor üzerinde iki taraflı sınıf düzeninden hoşlanmazlar ve doğal sayıdan daha çok tuvalete ihtiyaç duyarlar.

Bu projeyi neredeyse tek başıma yaptım, kullanılacak malzemelerin seçiminden tesisatına, mobilya tefrişine kadar kendim karar verdim, çünkü engelli çocukları biliyor ve tanıyorum. Böyle bir okul ortamında, kendi ayakları üzerinde durabilme yeteneğini 5 yıl yerine 3 yılda elde edebilecekler.” şeklinde değerlendirmektedir.

Cengiz Bektaş, 10 yıl önce Abalıoğlu Holding’in DOÇEM kuruluşunca hemen yan arsada dikilmiş çam ağaçlarının oluşturduğu koku ile kucaklayan bir durum tasarısı düzendi. Okul öncesi, ilkokul evresi, lise evresi çocukların eğitimleri için ayrı yapılar tasarladı. Bunlar avludadırlar. Bu avluda yağmur suları bir sarnıçta toplanır. Bu sarnıçlar taştıklarında koruya doğru birer arık oluştururlar. Bütün yapılar bir koridor ile değil üstü kapalı bir sokak ile birleştirilirler. Bu sokakların ortasında da arıklar ve su sesi veren çeşmeler yer almaktadır.

İçe dönük çocuklar çok duyarlıdırlar. Sınıfında sandalyesinin yeri değiştirilse bile heyecanlanırlar hatta ağlayanlar olur. Oysaki bu okulda tüm mekânların değiştirilmesine rağmen hiçbir sorun çıkarmadan uyum sağlamışlardır.

Cengiz Bektaş, tüm yapıda tek gereç olarak Ytong blokları kullanmıştır. Ytong sıvanmamıştır çünkü Cengiz Bektaş Ytong’un sıvanmasının bu gereci tanımamak olduğu fikrini savunmaktadır. Sınıflarda döşemeler yerden yükseltilmiş (altta havalandırma için 30 cm yüksekliğinde boşluk bırakılmış) onun üstünde ahşap mertek + ahşap kaplama uygulanmıştır. Onun da altında donatılı Ytong döşeme plakları kullanılmıştır.

Cengiz Bektaş sonuç olarak okulu şöyle özetliyor: “Bu okul sayesinde Denizli’de içe dönük çocuklarını toplum içine çıkartmayıp, saklayan ve zor durumda olan aileler çocuklarının mutlu olup hayata hazırlanacakları bir okula kavuşmuş oldular ve en azından 150 tane içe dönük çocuk bu okuldan yararlanma imkanına sahip oldu. Bu okul onları kucakladı.”

20.5.2019